HARİTA

Şırnak

İnanışa göre Nuh’un gemisinin bulunduğu Cudi Dağı’nın eteklerinde kurulu bir kent olan Şırnak’ın tamamı yüksek dağlardan, derin akarsu vadilerinden ve yaylalardan oluşur. Ana geçim kaynağı hayvancılık olan kentte göçerlik kültürü yaygındır. Göçerler koyunlarıyla beraber yazın çayırların ve suların bol olduğu dağ zirvelerine, kışın ise alçaklardaki daha sıcak ovalara göçerler. Ancak son yıllarda göçerler bu geleneksel yaşamlarını bırakıp yerleşik hayata geçmeye başlamışlardır. Bununla birlikte her yıl Beytüşşebap yaylalarında ağustos ayında yapılan “Kuzu Kırkma” ve “Yayla Şenlikleri” sayesinde bu göçer kültür hâlâ hatırlanıyor ve kısmen de olsa gelecek nesillere aktarılıyor. Şenliklerde giyilen giysiler, oynanan oyunlar, söylenen türküler, çevrilen kuzular bereketin ve cömertliğin sergilendiği yer sofraları, yöre kültürü ve misafirperverliğine dair görülebilecek en renkli görüntülerdir.

Yapmadan Dönme

Cudi’ye nazır kahve için.

Kuzu kırkma ve yayla şenliklerine katılın.

Zümrüt Kaplıcalarına gidin.

Gün batımında Dicle nehrini izleyin.

Bir Şırnak düğününe katılın.

Şalşepiğin nasıl dokunduğunu izleyin.

Görülecek Yerler

Kırmızı Medrese

Kırmızı Medrese

Cizre Beyliği döneminde II. Han Şeref Bey tarafından 14. yüzyılda yaptırılmıştır. Kırmızı tuğlalardan yapılan medrese, dönemin bölge alimlerinin yetiştiği yüksek öğrenim kurumu görevi üstlenmiştir. Mihrabı beyaz taştan olan medresenin güney cephesinin ortasındaki ters kubbeli yapıda Şeyh Ahmed El-Cezeri’nin türbesi bulunuyor. 

Deşti Akabin Köprüsü 

Deşti Akabin Köprüsü 

Cizre şehir surlarının dışında, Deşt Kapısı’nın yakınında bugün yalnız büyük kemeriyle bazı ayakları sağlam kalmış köprünün 12. yüzyılda yapıldığı biliniyor. Artuklular’a veya daha büyük bir ihtimalle Musul Atabegleri’ne ait olduğu sanılan, mükemmel bir taş işçiliği ile yapılmış köprünün yapımında dolgu malzemesi olarak kireç harçlı moloz, kaplama malzemesi olarak da iri bazalt kesme taşlar kullanılmış. Köprünün en önemli özelliklerinden biri, halen mevcut batı ayağında sekiz adet astrolojik tasvir bulunmasıdır. 

Cizre Müzesi

Cizre Müzesi

Cizre Kaymakamlığı tarafından restore edilen bir yapıda 1997 yılında açılan müzeye Cizreli fizikçi ve mucit İsmail Ebul-iz El Cezeri’nin ismi verilmiştir. Çizreli araştırmacı Abdullah Yaşin’in çevreden topladığı arkeolojik ve etnografik eserler burada sergileniyor. Cizre’nin 6000 yıl öncesine kadar uzanan kültürel kimliğini yansıtan müzedeki eserler arasında Babil tuğlaları, dinozorlara ait fosil dişleri, taş hayvan kabartmaları ve pişmiş topraktan kap kacaklar bulunuyor. Müzede Babil, Asur, Med, Guti, Selçuklu, Osmanlı, Rum, Arap, Emevi, Abbasi dönemlerine ait eserleri görebilirsiniz. 

Takip et

Yanına al

x
x